Magazin

Gişede kazanan filmin yapımcısına destek

Bugüne kadar Bakanlık tarafından yapılan sinema desteğinden farklı olarak gerçekleşecek uygulamada halk tarafından beğenilen filmlerin yapımcılarına bir yenisini üretmek için destek verilecek. Bugüne kadar yapımcılar tek başına teşvik payı alamıyor, ...

Gişede kazanan filmin yapımcısına destek

Bugüne kadar Bakanlık tarafından yapılan desteğinden farklı olarak gerçekleşecek uygulamada halk tarafından beğenilen filmlerin yapımcılarına bir yenisini üretmek için destek verilecek. Bugüne kadar yapımcılar tek başına teşvik payı alamıyor, yönetmen ve yapımcı ortaklığındaki eserler teşvik alıyordu. Bakanlık bu uygulamasıyla gişede belirli bir başarı elde eden sinema filmlerinin yapımcılarını ayrıca destekleyecek. EDEBİYATA TEŞVİK GELİYOR Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yazarlara yapacağı teşvik ise Cumhuriyet tarihinde bir ilk olacak. edebiyat teşviki için bu yıl sivil toplum kuruluşları aracılığıyla destek olunacak, gelecek yıl ise bütçeden pay ayrılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Prof. . Onur Bilge Kula, Türkiye'nin tarihi, sanatsal ve estetik birikimini sağlamak adına edebiyat Teşvik ı'nın kendileri için ayrıcalıklı bir çalışma olduğunu söyledi. Kula, "edebiyatın her türü, roman, öykü, şiir bu kapsama dahil edilecek. eserin teşviki hak edip etmediğine ise oluşturulacak edebiyat Kurulu karar verecek" dedi. Refika KARABACAK/ANKARA

Haberturk

Kopya Mona Lisa müzede

Dünyanın en ünlü sanat eserlerinden biri olarak bilinen Leonardo da Vinci'nin "Mona Lisa" tablosunun, usta ressamın stüdyosunda, bir öğrencisi tarafından yapıldığı ortaya çıkarılan kopyası, Madrid'deki Prado Ulusal Müzesi'nde sergilenmeye başlandı. ...

Kopya Mona Lisa müzede

Dünyanın en ünlü eserlerinden biri olarak bilinen Leonardo da Vinci'nin "Mona Lisa" tablosunun, usta ressamın stüdyosunda, bir öğrencisi tarafından yapıldığı ortaya çıkarılan kopyası, Madrid'deki Prado Ulusal Müzesi'nde sergilenmeye başlandı. İlk defa basının ve halkın karşısına çıkarılan tablo, 13 Mart'a kadar Prado'da sergilendikten sonra, 29 Mart - 25 Haziran arasında bir sergi kapsamında Fransa'daki Louvre Müzesi'ne taşınacak. Daha önce sıradan bir kopya olarak kabul edilen tablonun değeri, 2 yıl önce başlayan bir araştırmanın sonucunda anlaşıldı. Prado Ulusal Müzesi'nin araştırma ve Koruma Bölüm Müdürü Gabriele Finaldi, kopyanın orijinaliyle aynı anda ve aynı stüdyoda yapılmış olmasının çok önemli olduğunu vurguladı. Finaldi, "Bu eserin aslında en büyük özelliği, orijinalinden bile daha iyi korunmuş olması ve detaylarının, renklerinin daha belirgin görülebilmesidir'' şeklinde konuştu. MADRİD / AA

Haberturk

Deneyimlenmesi gereken bir bilimkurgu operası

Sergio Leone'nin 1960'larda western'e ‘opera estetiği'ni getirmesinden güç alıp 2000'lerde bu eğilimi farklılaştıran filmlerin bir yenisi. Bu yaklaşımı 30'ların hakim alt türü bilimsel deney filmine uygulayan, yaratan-denek ilişkisinden de ‘yeni ...

Deneyimlenmesi gereken bir bilimkurgu operası

Sergio Leone'nin 1960'larda western'e ‘opera estetiği'ni getirmesinden güç alıp 2000'lerde bu eğilimi farklılaştıran filmlerin bir yenisi. Bu yaklaşımı 30'ların alt türü bilimsel deney filmine uygulayan, yaratan-denek ilişkisinden de ‘yeni ırk nasıl olmalı?' düşüncesini çıkaran özgün anlatılı bir bilimkurgu. "Kara Gökkuşağının ötesi"ni içinde telekineziyi bulundurarak oluşturduğu ‘melez' yapıdan ziyade esas şaşırtıcı kılan, yönetmeni Panos Cosmatos'un ayrıksı açılar, netsizlik, bozulumlu mercek tercihleri, hipnotize edici müzik ve hakim renk filtreleri ile Wong Kar-Wai'ye yakın bir stille çıkagelmesi. Bu ilk ; hipnotik, sarsıcı ve görülmedik bir ‘spagetti' valsi vaat ederken, sunduğu ‘bilimkurgu operası'yla da uzun süre akıllardan çıkmayacak! 16-26 Şubat 2012 tarihleri arasında düzenlenen 11. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali'nin şimdilik en iyisi olan "Kara Gökkuşağının ötesi"ni ele aldım.keremakca@haberturk.com

Bazı bilimkurgular, değtirdikleri kalıplarla dikkat çeker. Bazı bilimkurgular ise yönetmenlik stilleri, üslupları ve anlatılarıyla. Bunların birincisine "Matrix" (1999), "Westworld" (1973), "Maymunlar Cehennemi" ("Planet of the Apes", 1968) ve "Zardoz" (1974) örnek verilebilecekken, ikincisini düşününce hemen aklımıza "2001: Uzay Yolu Macerası" ("2001: A Space Odyssey", 1968), "Solaris" ("Solyaris", 1972), "Otomatik Portakal" ("A Clockwork Orange", 1971), "2046" (2004) ve "Yol" ("The Road", 2009) gibileri gelir.

Tepeden tırnağa opera estetiği üzerine inşa edilmiş

Panos Cosmatos adlı ‘melez' bir yönetmenin ilk uzun metraj denemesi "Kara Gökkuşağının ötesi" ("Beyond the Black Rainbow", 2010) ise bunların ikincisine dahil edilebilir. Fazlasıyla "Bunraku"nun (2010) stil algısıyla akrabalık kuran eser, Sergio Leone'nin ‘spagetti western' için seçtiği opera estetiğini Wong Kar-Wai'nin filtre ve bozulumlu objektif düşüncesiyle gözden geçiriyor.

Orada Guy Moshe'nin daha ziyade King Hu'nun ‘wuxia filmleri'nden beslendiği yapıyı burada bir valse ya da renk cümbüşüne dönüştürüyor. öyle ki çok yakın ve yakın plan ağırlıklı bir görsel yapı kuran yönetmenin, sekansları son kısım hariç asla ‘genel plan'la açmaması bir duruş getiriyor beraberinde. Çarpık açı, alt açı, üst açı, netsizlik, hologramlaştırma gibi kavramlar da bu duruşa katkıda bulunurken, geniş ölçekli merceklerin dar ölçekli planlarda zaman zaman ‘ayna' içindeki karakterleri yansıtmak için giriş yapması ‘çekici görsel dünya'nın tuzu biberi oluyor. Yani alışılageldik mercek-plan dengesi, Wong Kar-Wai'de gördüğümüz gibi yıkılıyor.

Hipnotize edici görsellik 30'ların bilimkurgu formülüyle doldurulmuş

"Kara Gökkuşağının ötesi", bununla kalmayıp Sinoia Caves'in hipnotize edici müziklerinden, mavi ve kırmızı filtrelerden de bolca beslenmiş. Açıları açı-karşı açı tekniğinden ziyade sadece yakın ölçekli bir tercihe kavuşturan Cosmatos, Leone'nin ‘çok yakın plan'larına ‘yeni bir yorum' getirmiş. Böylelikle festivalde geçen yıl izlediğimiz "Amer"in (2009) gialloya yaptığını bilimkurgunun tabanına uygulamış.

Arboria adlı bir ‘bilimsel deney merkezi'nin çevresinde dönen hikaye ise günümüzde alışık olduğumuz gibi sanal gerçeklik, anılar ve ile ilişki kurma derdinde değ. Daha ziyade Cosmatos, 1930'lar Amerikan sinemasında gördüğümüz ‘bilimsel deney filmi' alanında stilize ve dönüşümcü bir iş vermek istemiş. ‘Üst varlık' meselesini ise Barry ile Elena'nın ya da yaratan ile deneğin ilişkisi üzerinden kurgulamış.

"The Face of Another" ile "Clockwork Terror" arasında bir yerde

Birine mavi, diğerine kırmızıyı ağırlıklı yerleştiren sinematografinin levi yenilikçi bir şekilde bu ‘sonuçlu' hikaye yapısını alışılagelmedik bir anlatıya çevirmek. Ortadaki ‘Barry nasıl ortaya çıktı?' veya ‘Arboria nasıl kuruldu?' konulu ‘doğum'u simgeleyen bembeyaz bölüm ise, evrim teorisi üzerine bir güncelleme yapmaktan ziyade oluşan ırkın nasıl bir toplu üretime malzeme edildiğini ele alma derdinde.

Bu da dışarıdaki düzene odaklanmadan tek bir kurum ışığında ilerleyen bu apolitik bilimkurgu portresini, Kubrick'in fütüristik uzay gemisi içi mimarisini hatırlatan bir yönetimiyle bütünlemiş. "The Face of Another" ("Tanin Na Kao", 1966) ile "Clockwork Terror"ı ("Una gota de sangre para morir amando", 1973) Tarsem-Nicolas Winding Refn-Wong Kar-Wai üçlüsü bir arada çekmiş izlenimi yaratan yapıt, daha çok bu filmlerin ilkinden "İçinde Yaşadığım Deri"nin ("La Piel Que Habito", 2011) çıkardığı melodramatik ve kimlik meseleli dokuya el atmasıyla dikkat çekiyor.

Tadına doyum olmayan bir resitali

Nihayetinde film, insanoğlunun evrimi ve yeni bir ırk üzerine odaklanırken günümüzün hapsedilip teknoloji ı haline getirilme olgusunu geçmişe taşımış. Bu durum eldeki yapıta birazcık zarar verip felsefik içeriği daraltsa da, her bireyden ‘yeni canlı'ya uygun sonuç çıkarma düşüncesinin ‘klon'luğun ötesinde gittiği yerler ‘tasarım' açısından dikkat de çekmiş. Ama Cosmatos'un, son 10 dakikada içine girdiği ‘sonuçlu' ve ‘görsel yapıyı bozan' ivmenin ucu açık bir akıştan daha az doyurucu olduğunu söyleyebiliriz. Zira oraya kadar gelen ‘soyut yaratan-denek ilişkisi'nin hiç de bu ruhuna yakışmayan bir noktaya taşındığı kesin.

Buna karşın Panos Cosmatos'un burada yakaladığı stilize ve hipnotik dokunun eşssiz hali adeta sinema perdesinde görülmemiş bir deneyim vaat ediyor. Uzun süre de bu durumun etkisinden kurtulamıyorsunuz. Zira mercek, plan, kurgu, sinematografi ve akış algısını dağıtırken sinemaskop oranında (2.35:1) gerçek bir itsel-görsel resitale dönüşüyor "Kara Gökkuşağının ötesi".

FİLMİN NOTU: 8

Künye:

Haberturk

Müzekart’la ziyareti sevdik

Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünden derlediği bilgilere göre, 2011'de 28 milyon 462 bin 893 kişi müze ve örenyerlerini ziyaret etti. Ziyaretçi sayısı 2010'a göre yüzde 10 ...

Müzekart’la ziyareti sevdik

Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünden derlediği bilgilere göre, 2011'de 28 milyon 462 bin 893 kişi müze ve örenyerlerini ziyaret etti. Ziyaretçi sayısı 2010'a göre yüzde 10 artış gösterirken, gelirler de sevindirdi. 2010'da 171 milyon 67 bin 205 olan müze ve örenyeri geliri 2011'de yüzde 48 artış göstererek 253 milyon 892 bin 756 TL oldu.Müze ve ören yeri ziyaretçi sayısı ile gelirindeki artış Müzekart'ta da görüldü. Kültür ve Turizm Bakanlığınca başlatılan uygulama kapsamında fotoğraflı bir kimlikle alınabilen Müzekart, uygulamanın başladığı 2008 yılında 390 bin 59 kişi tarafından kullanıldı. 2009'da 758 bin 127 kişi Müzekartlı olurken, 2010'da 741 bin 138 kişi Müzekart aldı. Müzekart satışı 2011'de 2010'a göre yüzde 21 artış göstererek 898 bin 504'e ulaştı. Bu bağlamda 2008 yılından bu yana 2 milyon 787 bin 828 Müzekart satışı gerçekleştirildi.öte yandan Müzekart'la ziyaret oranında da 2010'a göre artış yaşandı. Yaklaşık 1,5 milyon kişi 2010'da Müzekartla ziyaret yaparken, bu sayı 2011'de yüzde 58 artışla 2 milyon 291 bin 733 oldu.MÜZE KARTMüze ve ören yerlerini bir yıl boyunca sınırsız ziyaret etme fırsatı sağlayan ve 20 TL'den satılan Müzekart'ı öğretmen ve öğrenciler, 10 TL karşılığında alabiliyor. Müzekart'ın satışı yurt genelinde 38 noktada yapılıyor.Belirlenen müze ve ören yeri gişelerinden geçici Müzekart alınabilirken, Müzekart satışı olmayan illerde 63 noktada geçici Müzekart satışı yapılıyor. Müzekart ile aynı ayrıcalıkları sunan bu belge, 1 yıl boyunca kullanılabiliyor ve Müzekart satış noktası olan yerlerde asıl karta dönüştürülebiliyor.AA

Haberturk

‘Çığlık’ satışa çıkıyor!

Ünlü ressamın komşusu ve arkadaşı Thomas Olsen'in işadamı oğlu Petter Olsen'in koleksiyonunda yer alan yapıtın 80 milyon doları (140 milyon TL) aşkın bir fiyata alıcı bulacağı tahmin ediliyor. Sotheby's Müzayede ...

‘Çığlık’ satışa çıkıyor!

Ünlü ressamın komşusu ve arkadaşı Thomas Olsen'in adamı oğlu Petter Olsen'in koleksiyonunda yer alan yapıtın 80 milyon ı (140 milyon ) aşkın bir fiyata alıcı bulacağı tahmin ediliyor. Sotheby's Müzayede evi'nden Simon Shaw, "Bu tablo bir şahsa ait koleksiyonda bulunan en değerli yapıtlardan biri, değer biçmek zor. Ama tahminimize göre 80 milyonun üzerinde fiyata satılır" dedi. Norveçli adamı Petter Olsen ise tablodan elde edilen gelirle bir müze, merkezi açmak istiyor. DIŞ

Haberturk

Antika semaver onun için bir tutku

Antika semaver onun için bir tutku

Rize'de antika eşyalar satan iş yeri sahibi Mustafa Katmer, ailesinden kalanlarla başladığı semaver koleksiyonunda 40 yılda her biri 130-140 yıllık tarihe sahip 50 dolayında semaver topladı.

Antika semaver onun için bir tutku

Rize'de antika eşyalar satan iş yeri sahibi Mustafa Katmer, ailesinden kalanlarla başladığı semaver koleksiyonunda 40 yılda her biri 130-140 yıllık tarihe sahip 50 dolayında semaver topladı. Devamı »

Türk filmleri Beyrut’ta görücüye çıkacak

Türk filmleri Beyrut’ta görücüye çıkacak

Türk dizilerinin ilgiyle izlendiği Orta Doğu'nun önemli merkezlerinden Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta mart ayında Türk Filmleri Festivali düzenlenecek.

Türk filmleri Beyrut’ta görücüye çıkacak

Türk dizilerinin ilgiyle izlendiği Orta Doğu'nun önemli merkezlerinden Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta mart ayında Türk Filmleri Festivali düzenlenecek. Devamı »

Almanya’yı da fethettiler!

Almanya’yı da fethettiler!

''Fetih 1453'' filmini, Almanya'da 82 salonda gösterime girdiği geçen hafta perşembe gününden itibaren 4 günde, 104 bin 319 kişi izledi.

Almanya’yı da fethettiler!

''Fetih 1453'' filmini, Almanya'da 82 salonda gösterime girdiği geçen hafta perşembe gününden itibaren 4 günde, 104 bin 319 kişi izledi. Devamı »

Sokullu Mehmed Paşa’nın ‘Çılgın Projesi’

Sokullu Mehmed Paşa’nın ‘Çılgın Projesi’

Kanuni Sultan Süleyman döneminde İstanbul Boğazı güzergahına alternatif olarak geliştirilen proje yaklaşık 500 yıldır hayata geçirilmeyi bekliyor.

Sokullu Mehmed Paşa’nın ‘Çılgın Projesi’

Kanuni Sultan Süleyman döneminde İstanbul Boğazı güzergahına alternatif olarak geliştirilen proje yaklaşık 500 yıldır hayata geçirilmeyi bekliyor. Devamı »

ödül canavarı heykeltıraş GALERİ

Eray EROLLU / AHT1996 yılında üniversiteyi bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi'nde yüksek lisans yapan, Mimar Sinan Üniversitesi'nde de doktorasını tamamlayan Hüseyin Suna, büyüklü küçüklü 200'den fazla heykel yaptı. 7 metre yükseklik, ...

ödül canavarı heykeltıraş GALERİ

Eray EROLLU / AHT1996 yılında üniversiteyi bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi'nde yüksek lisans yapan, Mimar Sinan Üniversitesi'nde de doktorasını tamamlayan Hüseyin Suna, büyüklü küçüklü 200'den fazla heykel yaptı. 7 metre yükseklik, 18 metre uzunluk, 2.5 metre derinliğe sahip olan Antep Anıtı'nı ekibiyle birlikte 2 senede tamamlayan Suna, Kayseri Belediyesi'nin düzenlediği 'Kerem ile Aslı' yarışması için anıt hazırlamaya başladı. Galeri için tıklayınız...Ülkemizde daha modern anıt ve meydanların oluşması için çabaladığını söyleyen Hüseyin Suna "Toplumla yaşayan anıtların yapılması şart. Şimdiki heykeltıraşlar ormandaki sarmaşık gibi ağaçlarla besleniyor. , çiçek böcek yaparak modernlik diye şov yapmak değildir. Sanatçılar esnaf gibi çalışarak sipariş iş yapıyor" dedi. Hüseyin Suna, Çağlayan ve adliyelerinin savcılık girişlerindeki Atatürk Heykellerini yaptı.

Haberturk